Serdar YILMAZ
Bizimkisi Bir “Bug” Hikayesi...
Serdivan/Sakarya
Serdar Yılmaz Metreyle Satılan Yazılım

Metreyle Satılan Yazılım

BilgisayarŞuan okuyacaklarınız ülkemizde yasaların nasıl işlediğini ve devlet kurumlarının nasıl çalıştığını anlatması bakımından önemli. Eğer olur da bir gün yolunuz devlet dairelerine düşerse, en basit işlerin, nasıl karmaşık hale geldiğini, hiç bir önemi olmamasına rağmen formalite icabı yapılan işlerin yaratmış olduğu sıkıntıyı daha iyi anlayacaksınız.

1992 yılında Netaş’ın ilk yazılım ihracatı yapılırken, Netaş’ın Ar-Ge direktörü olan Ali Akurgal’ın yaşadığı ilginç bir anısı.

1992 yılında, yâni topu topu 23 yıl önce, Netaş’ta ilk yazılım ihracatını gerçekleştirdik. Hazırlanan bir yazılım paketini; o zaman internet falan yok, çatıdaki çanak marifeti ile, vallahi de billahi de müthiş bir hız olan 128kb/s ile, İngiltere’ye uydu üzerinden tuşa basıp yolladık. Faturayı da pullu posta ile yolladık. 2 milyon dolar bankaya geldi, kasaya koyduk.
.
Aradan 3–4 ay geçti, vergi memurları geldiler. Dediler ki, “siz bir fatura yollamışsınız, 2 milyon dolar.” Evet, dedik. “bu para ödenmiş.” dediler. Evet, dedik. “Ama mal çıkışı yok, bu hayali ihracat.” dediler! Bunun üzerine vergi memurlarını Ar-Ge’ye aldık, bir bilgisayarın başına oturttuk. “Şu ‘enter’ tuşuna basar mısınız?” dedik. Biri bastı; sonra “ne oldu” diye sordu. “300 bin dolarlık ihracat yaptınız, bunun da faturasını yollayacağız, o da ödenecek.” dedik. Adam suça ortak olmuş olduğu için çok kötü oldu. sonra yazılım nasıl yazılır, uydu bağlantısı nedir, bu ne kadar para eder bunları gezdirip gösterip anlattık. Adamlar “çok iyi anladık ama mal çıkışı olması lâzım, mevzuat böyle.” dediler. Bunun üzerine dedik ki: “Biz bu yazılımı banda kaydedelim (o zaman CDyok, hatta kaset bile yok, yarım inç makaralı bant kullanılıyor) onu yollayalım.” Adamlar bir çözüm bulmuş olmanın sevinci ile “tamam dediler, kaydedin yollayın.”
.
İhraç ettiğimiz yazılımın kaydı iki makara etti. Bunlar paketlendi ve gümrük komisyoncusuna verildi. Komisyoncu, bunları gümrüğe götürdü ve ihracat işlemine başladı. Gümrük memuru, işlemi yapmış ve bir noktada sormuş: “Tırlar nerede?” Komisyoncu da “Tır mır yok hepsi bu iki zarf.” demiş, Masanın üzerindeki teyp bantlarını göstermiş. Gümrük memuru “bu iki zarf 2 milyon dolar edemez, ben bu işlemi yapamam.” demiş, bırakmış. mahkemeye gidildi, bilirkişi heyeti kuruldu, bizim o iki makaradaki yazılımın 2 milyon dolar edip etmeyeceğini (nasıl baktılarsa?) inceledi. Neyse ki, eder dediler de hayali ihracattan kurtulduk.
.
Bu sefer, aynı komisyoncu, aynı gümrük memuruna aynı iki makarayı “2m$ eder mahkeme kararı” ile götürüp işlemi yeniden başlattı. Ancak, gene işlem sırasında, ihraç malının birim fiyatı, miktarı ve toplam fiyatının girilmesi gerekiyor. Mevzuat öyle. Ne yapsınlar, iş daha uzamasın diye bakmışlar zarfta teyp bandı var, bir makarada kaç metre bant vardır diye kestirmişler, makarası 1.000 metreden 2.000 metre yazılım ihraç etmiş olmuşuz.

Bir Yorum Yapın